Ameliyatsız Varis Tedavisi Çeşitleri ve Avantajları

Oldukça ağrılara neden olan; yaşam kalitesini düşüren varislerin tedavisinde ameliyat son aşama olmaktadır. Varis tedavisinde ameliyatsız müdahaleler başarılı sonuçlar vermektedir.

Ameliyatsız Varis Tedavisi

En az muayene kadar basit bir işlem olan ameliyatsız varis tedavisi; hastalar açısından oldukça fazla avantajlar getirmektedir.  Varis oluşturan damarın kalınlığına, yoğunluğuna ve yüzeye yakınlığına bağlı olarak on dakika ile bir veya bir buçuk saat arasında değişen bir süreç içinde varislerden ameliyatsız olarak kurtulmak mümkün olabilmektedir.  Üstelik ameliyatsız varis tedavisinde; narkoz almak, hastanede yatmak veya anestezi altında kalmak gibi bir olay da söz konusu değildir. Sadece kalın olan varislerin tedavisinde uygulanan cerrahi müdahale yanında ameliyatsız müdahalelerde kalın veya ince ayırt etmeksizin bütün varisler tedavi edilebilmektedir.

Cerrahi müdahalelerde hastada operasyon sonrasında ağrılar, hareket engelliği, şişlik, ameliyat izi, kanama gibi komplikasyonlar oluşa bilirken ameliyatsız uygulamalarda sadece birkaç hafta hafif bir morluk oluşabilmektedir.

Ameliyatsız varis tedavisi ilk olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu yöntemler;

  • Damar içinde yapılan müdahaleler
  • Cilt yüzeyinde yapılan müdahaleler

Damar İçinde Yapılan Müdahaleler

Damar içine ilaç verilerek yapılan bu müdahaleler iki şekilde olmaktadır.

  • Köpüklü varis tedavisi
  • Skleroterapi

İlk olarak skleroterrapi yöntemi varis tedavisinde başarılı bir şekilde uygulanırken daha sonra geliştirilerek ilacın içine dörtte bir oranında hava karıştırılıp damardan köpürtülerek verilmeye başlanmıştır.  Varis tedavisinde oldukça başarılı olan bu yöntemler çoğu kez ilk seansta hastanın varisten kurtulmasına yardımcı olmaktadır.  Uygulama işleminden hemen sonra etkisini gösteren bu işlemin hemen arkasından hasta oldukça rahat bir şekilde günlük yaşantısına devam edebilmektedir. Çok nadir durumlarda bazı hastaların işlem sonunda ağrı çekmesi söz konusu olabilmektedir.

Cilt Yüzeyinden Yapılan Müdahaleler

Cilt üzerinden yapılan uygulamalar sayesinde ameliyatsız olarak yapılan varis tedavileri genel olarak ikiye ayrılmaktadır.

  • Lazer Uygulaması ile varis tedavisi
  • Radyo Frekans yöntemi ile varis tedavisi

Genel olarak kılcal damarlardan oluşan varis tedavilerinde kullanılan bu yöntem sayesinde bir jel yardımıyla uyuşturulan cilt altında bulunan varislerden kurtulmak mümkün olmaktadır. Radyo frekans yöntemindeyse iğne ucunun giremeyeceği kadar ince olan kılcal damarlar ve damar genişlemeleri tedavi edilebilmektedir. İnce bir iğne ucu damarların bulunduğu cilt yüzeyine hafifçe dokundurulmak suretiyle tedavi edilmektedir.

Ameliyatsız Varis Tedavisinin Avantajları

Cerrahi müdahalelere oranla ameliyatsız varis tedavisinin hastalara sağladığı birçok avantajları bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ameliyatsız varis tedavisinde uygulanan lazer, köpüklü varis tedavisi, skleroterapi, radyo terapisi veya radyo frenkans uygulaması sayesinde yapılan tedavilerde SSK geçerli olmaktadır. Hastalar açısından ücretsiz muayene olabilme imkanı da bulunmaktadır.
  • Bu uygulamalar oldukça kısa sürede varisli damarlardan kurtulmayı sağlamaktadır.
  • Tedavi sonrasında hastanın hastanede yatmasına gerek bulunmamaktadır.
  • Müdahale sonrasında hastanın dinlenmesine, yatmasına gerek olmaz.
  • Hastada iş gücü kaybı bulunmaz
  • Kesiksiz bir müdahale yöntemi olduğu için herhangi bir dikiş izi kalması söz konusu değildir.
  • Uygulama sırasında ya da sonrasında ağrı veya sızı olmamaktadır.
  • Ödem oluşma ihtimali yoktur.

Ameliyatsız varis tedavisi çoğu kez tek seansta tedavi edilebilmektedir. Çok nadir durumlarda hastanın tedaviyi birkaç seans daha tekrarlaması gerekebilmektedir.

Ameliyat

Genel olarak bacaklarda sık görülmekte olan varisler; toplardamarlarda meydana gelen sağlık sorunlarıyla ilgili olarak damarlarda oluşma kıvrılma ve kan birikimleri yüzünden arterlerin şişmesi sonucu oluşmaktadır. Tedavi yapılmadığı durumlarda çok ciddi sağlık sorunlarına neden olan bu varisler ayakta duran veya ayakta çalışan insanlarda daha yoğun şekilde görülmektedir. Farklı nedenler sonucu oluşan bu varisler in tedavisinde en son aşama ameliyatlar olmaktadır.

Varis Ameliyatları

 

Varis ameliyatlarında kirli kanın kalbe temizlenmek üzere iletilmesi ile görevli olan safen ismi verilen toplardamar veya diğer ismiyle venler çıkarılmaktadır. Varis ameliyatlarında hedeflenen venlerde biriken pis kanın daha da aşağı inerek yayılmasını önlemek aynı zamanda hastanın ağrılarını ve kramplarını yok etmektir.

Varis ameliyatları genel anestezi altında olabileceği gibi doktorların uygun görmesi halinde lokal veya spinal anestezi altında da yapılabilmektedir. Eğer varis şikayeti olan hastaların ayak bilekleri üzerinde küçük mavi renkte damarlar yoksa, hastanın ameliyat olmasına gerek olmayabilir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Varis ameliyatları; damarların toplandığı bölgeye göre; kasıktan, ayak bilekleri civarındaki bölgelerden nadir olarak diz kapağından minik kesikler yapılarak uygulanır.  Sorunlu damarları özel bir şekilde bağlanarak kesilir.  Yerine özel yapay bir damar takılarak yerleştirilir.  Damarın içine bir tel sokularak yavaş bir şekilde çekilerek kıvrılan damarlar açılır.  İşlem bittikten sonra kontrol yapılır ve kesikler dikilir.

Bazı durumlarda çok minik varis damarları da oluşabilmektedir. Bu varis damarları çok küçük kesikler açılarak kesilir. Kesikler o kadar küçüktür ki; sorunlu olan damarlar çıkarıldıktan sonra tekrar dikilmesine gerek kalmaz.  Cerrahi müdahaleden sonra hastaların bir iki gün ağrı çekmeleri oldukça normaldir. Bu süre içinde doktor tarafından verilen ağrı kesici ilaçlarla hasta rahatlatılır. Operasyon sonrasında hasta bir süre müdahale edilen bölgeye sıcak su değdirmez. Güneş ışınlarından uzak durup her gün kısa yürüyüşler yapmalıdır.



1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu