Aort Anevrizması, Tanımı, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Aort anevrizmasının nasıl bir hastalık olduğu, belirtilerinin neler olduğu, hangi yollarla tedavi edildiği ve türlerinin neler olduğu üzerine makale.

Aort Anevrizması

Vücuttaki aort sistemi

Aort insan vücudunda kan dolaşımından sorumlu olan ana damardır. Bir atardamar olan aort aynı zamanda en geniş olan damarımızdır. Bu nedenlerle aortta meydana gelebilecek olan herhangi bir rahatsızlık ciddi yaşamsal problemlere neden olabilmektedir. Bu problemlerin en önemli ve tehlikelilerinden birisi aort anevrizması denen hastalıktır.

Aort atardamarının zayıflaşan damar çeperlerinde meydana gelen balonlaşma durumu olan anevrizmalar patlarlarsa  atardamarlar kanı yüksek basınçlı olarak taşıdıkları için meydana gelebilecek olan herhangi bir kan sızdırma durumunda çok kısa bir süre içerisinde kan kaybından ölüme sebebiyet verebilmektedirler.

Anevrizmaların oluşmasının birden fazla nedeni olabilir. Kimi nedenler kişinin kendisinden kaynaklanabileceği gibi gibi nedenler de kalıtsal olabilirler. Bu hastalığa neden olanlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Yüksek kan basıncı
  • Marfan sendromu
  • Damarlarda ateroskleroz oluşması
  • Seyrek görülse de sifilis hastalığı
  • İlerleyen yaş
  • Sigara kullanımı

Aortun çapı normalde 3 cm’dir. Anevrizma ise bu çapın 3 cm’den daha fazla olacak şekilde genişlemesidir. Cerrahi müdahale gerektiren boyut ise aortun çapının 5.5 cm’ye genişlemesidir.

Aort Anevrizmasının Türleri

Kalpteki sol ventrikülden gelen aort damarı göğüs bölgesinden geçtikten sonra karın bölgesinden kasıklara doğru iner. Aortun geçmiş olduğu bu bölgelerde meydana gelen anevrizmalar farklı isimlerle adlandırılmaktadır. Bunlar:

  1. Torasik Anevrizma: Vücudun göğüs boşluğunda meydana gelen anevrizmalar
  2. Abdominal Anevrizma: Vücudun karın boşluğunda meydana gelen anevrizmalar
  3. Torakoabdominal Anevrizma: Göğüs kısmında oluşup karın boşluğuna kadar inen anevrizmalar

Bu bölgelerin dışında vücuttaki kalp, boyun, beyin gibi diğer yerlerde de anevrizmalar meydana gelebilmektedir. Bu nedenden ötürü bu semptomlara sahip olanlar çok dikkatli olmalı ve herhangi bir şüphe altında mutlaka doktora tedavi olunmalıdır.

Anevrizma türleri içerisinde en çok görülen rahatsızlık abdominal anevrizmadır. Diğer tüm türlerdençok daha fazla görülen bu rahatsızlıkta erkekler kadınlara kıyasla beş ile on kat arasında daha fazla bu hastalığa yakalanma riskine sahiptirler. Yaş da diğer bir hastalık etkeni olup tüm anevrizma türlerinin yaş ilerledikçe ortaya çıkma ihtimali artmakta, 60 ile 80 yaş arasında ise en yoğun ve fazla şekilde görülmektedirler. Genel olarak 65 yaş üzerinde bulunan nüfusta görülme oranı yüzde sekizdir.

Aort Anevrizmasının Belirtileri

Anevrizmalar oluştuktan sonra kimi zamanlarda hiçbir belirti ortaya çıkartmayabilirler. Kimi durumlarda hiçbir belirti ve işaret göstermeden yıllarca büyüyüp, genişleyebilirler. Varlıkları gösterecek bir belirti göstermedikleri gibi eğer patlamazlarsa kişide herhangi bir rahatsızlığa neden olmazlar. Patladıkları durumlarda ise hayati tehlike oluşturabilirler ve kimi durumlarda ani ölümle bile neticelenebilirler. Bu nedenle belirtiler iyi bir şekilde kontrol edilmelidir.

Hiçbir belirti göstermeyen anevrizmalar zaman geçtikçe ilerleyip büyüdükleri zaman semptomlarını göstermeye başlarlar. Fakat bazı durumlarda anevrizma ne kadar büyürse büyüsün patlayana kadar herhangi bir belirti göstermeyebilir. Ortaya çıkan belirtiler ise anevrizmanın türüne göre değişik şekillerde meydana gelmektedir.

Adominal anevrizmaların belirtileri karın bölgesinde ve sırtta hissedilen ağrı, ayaklarda ağrı ve üşüme olarak ifade edilebilir. Eğer bu anevrizmalar patlarlarsa sırtta ve karın bölgesinde aniden oluşan şiddetli ağrı, baş dönmesi, bulantı hissi, kusma, baş dönmesi ve terleme gibi belirtilerle kendisini belli eder. Patlayan bir anevrizmanın en büyük sonucu ise iç kanamanın hastayı şoka sokmasıdır. Kimi hastalar ise karınlarında sabit bir şekilde atım hissi deneyimlemektedirler.

Torasik anevrizmaların kendisini belli ettiği işaretler ise öksürük, sırtta, göğüste, çene ve boyunda hissedilen ağrı, nefes almanın zorlaşması, yutkunma güçlüğü ve ses kısıklığıdır. Periferik anevrizmalarda da kollarda ve bacaklarda oluşan ağrı, egzersiz kramplarının deneyimlenmesi hastalık belirtisi olarak kabul edilebilir.

Aort Anevrizmasının Tedavisi

Genellikle herhangi bir belirti göstermeyen ve işaret vermeyen anevrizmaların teşhisi çoğunlukla başka bir rahatsızlık dolayısıyla yapılan muayeneler esnasında şans eseri olarak gerçekleştirilmektedir. Teşhisten sonra bu rahatsızlık için ilaçlı tedavi ve ameliyat olmak üzere iki farklı tedavi yöntemi vardır. Tedavi edilmeyen anevrizma hastalarının yüzde ellisi anevrizma patlaması sonucu hayatını kaybettiği için bu rahatsızlığın doktor tarafından tedavisi oldukça önemlidir.

İlaçlı Tedavi Ameliyat
Anevrizma küçükse  Anevrizma büyükse
Büyümesini engellemek için Patlamasını engellemek için

Ameliyatla tedavi açısından acil olarak operasyon uygulanması gereken durum ise anevrizma diseksiyonu oluşması durumudur. Böyle bir durumda vakit kaybetmeksizin hasta ameliyata alınarak acil olarak müdahale edilmelidir. Diseksiyon aort damarının çeper katları arasında meydana gelen yırtıklar sonucu kanı buraya dolması durumudur. Böyle bir durumda oluşan yırtıklar sonucu anevrizma patlarsa ölümle neticelenme ihtimali oldukça yükseldiği için oldukça ciddi bir durumdur ve ivedilikle tedavi edilmelidir.

Ameliyat şeklinin nasıl olması gerektiğine anevrizmanın bulunduğu bölgeye, yerleşimine, büyüklüğüne göre karar verilmektedir.

İlaçla tedavi seçeneği ise anevrizma küçükse büyümesini engellemeye yönelik, büyükse patlamasını engellemeye yönelik uygulanan iyi bir seçenektir. Bu seçenekte ilaç tedavisi ile anevrizmaya iyi gelen etken maddeler yardımıyla bu durumun hastanın gündelik yaşantısını engellemesinin önüne geçilmeye çalışılır ve aynı zamanda bu durumun oluşturabileceği risk faktörleri ortadan kaldırılır.

Aort anevrizmaları dolayısıyla ameliyat olan kişilere ameliyatın türüne, riskine, anevrizmanın boyutuna göre çeşitli oranlarda değişmekte olan özürlülük raporu verilmektedir. Bu oran genelikle yüksek oranlarda olmasa da anevrizmaya başka rahatsızlıkların eşlik etmesi durumunda bu oran artabilmektedir.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları 1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu