Atardamarların Tanımı, Özellikleri, Hastalıkları ve Görevleri

Atardamarların yapıları, özellikleri, nerelerde bulundukları, görevleri, hastalıkları, tedavi ve ameliyat yöntemleri nelerdir hakkında makale.

Atardamaların Tanımı

Atardamaların Görünümü

Atardamar nedir sorusunun yanıtını dolaşım sistemini gerçekleştiren damarlardan olan, kalp tarafından pompalanan kanı vücuda dağıtan damarlardır şeklinde yanıtlayabiliriz. Toplardamara kıyasla daha dar olmakla birlikte içinde akan kanın basıncı yüksek olması nedeniyle daha dayanıklı olmayı sağlamak için toplardamara göre daha kalın duvarlıdırlar. Toplardamar gibi kirli kan değil, temiz kan taşırlar.

Vücutta bulunan ana atardamar aorta atardamarıdır. Göğüs boşluğundan aşağıya doğru inerken desendan aorta adını alır, karın bölgesinde ise abdominal aorta olarak adlandırılır.

Kasık bölgesinden sonra karından ayrılan atardamalara ana femoral atardamar adı verilir. Bacaktaki üst kısımda bulunanlar derin femoral olarak, alt kısmındakiler ise yüzeysel femoral olarak isimlendirilmişlerdir. En önemli atardamar hastalıkların olan damar tıkanmaları vücutta en çok alt bacak bölgesinde bulunan yüzeysel femoral atardamarlarda görülmektedir. Bacakta meydana gelen bu rahatsızlıklar kendilerini açık belirtilerle göstermezler.

Kalbin her atışında pompaladığı kanın oluşturduğu basınç farkı ve kanın akım hızında meydana gelen değişiklikler nabız olarak adlandırılan durumu ortaya çıkartır. Dışarıdan rahatlıkla ölçülebilen nabız tansiyon denilen kan basıncını ölçmek için sıklıkla kullanılmaktadır. Bacakta, kasıkta, kolda, boyun bölgesinde nabız alınabilir.

Atardamarlar toplardamar gibi kirli kan değil, kandan pompalanan temiz kan taşırlar. Bu nedenle kesilmesi, yaralanması gibi durumlarda akan kan kirli olmadığı için açık, parlak kırmızı renktedir. Kalbin her atmasında kanın akış hızı arttığı için bu tür durumlarda kan kaybı yüksek oranda olacağından dolayı en kısa sürede kanama noktasına baskı uygulanmalıdır. Bacakta veya kolda meydana gelen travmalar içinse turnike benzeri diğer uygulamalar yapılabilir. Toplardamar kanamaları ise daha çok sızıntı şeklinde gerçekleşir.

Atardamar Hastalıkları

Damar tıkanmaları en çok rastlanan atardamar hastalıklarıdır. Tıkanmanın meydana geldiği damarın yerine göre çeşitli etkiler meydana getirir. Damar tıkanmasının iki sebebi olabilir. 

Tıkanma Sebebi Görüldüğü Damarlar
Emboli (Pıhtı) Genelikle bacak damarları, nadiren kol damarları
Ateroskleroz (Damar Sertliği) Şah Damarı, Beyin Damarları

Boyundaki şah damarında ve beyindeki atardamar tıkanma ve daralmaları daha önce herhangi bir belirti göstermeden bir anda kalıcı felce neden olabilmektedirler. Kimi durumlarda da sebepsiz bayılma, ani güç kayıpları, denge bozuklukları ve geçici görme kaybı gibi ön belirtiler gösterebilirler. Bacak damarında meydana gelen tıkanmalar ise yürüyüşle veya aktiviteyle ortaya çıkan ağrı ve buna eşlik eden dinlenme ihtiyacıyla kendisini gösterir. Koldaki tıkanıklıklarda ise kolun kullanımı sonucu kısa sürede ortaya çıkan yorgunluk hissi belirti olarak kabul edilebilir. Tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Bu belirtilerden birisi deneyimlenmişse vakit kaybetmeksizin doktor muayenesi gerçekleştirilmelidir. Özellikle bacakta görülen şişmelere dikkat edilmelidir.

Genişleme (anevrizma) görülen damarın görünümü

Tıkanmalar dışında anevrizma denilen atardamar genişlemesi de damar rahatsızlıklarına neden olan diğer bir durumdur. En çok ana atardamar olarak kabul edilen aorta atardamarında görülmektedir. Damar sertliğinden kaynaklanan genişlemeler daha az belirti gösterirler ve çoğu durumda ileri boyutlarda ilerlemeden farkına varılmazlar. Sürekli olarak genişleyen damar bir müddet sonra içinden geçen kan basıncına dayanamadığı için yırtılır ve kanama meydana gelir. Çünkü atardamarlar toplardamarlar gibi dar olmasalar da toplardamarlara kıyasla daha yüksek hızda ve basınçta akan kan taşırlar.

Atardamar Tedavileri

Damar tıkanması tedavisi için özellikle kapalı cerrahi müdahale olan stent uygulaması sıklıkla uygulanmaktadır. Bunun dışında açık cerrahi operasyonlar aracılığıyla da pıhtı dağıtılmaya çalışılabilir. Bypass olarak adlandırılan bu cerrahi yöntemde tıkanmaya neden olan pıhtı açılamıyorsa yapay olarak üretilmiş bir damar veya vücudun bacakta bulunan ya da başka bir bölgesinden alınmış olan damar pıhtının bulunduğu ve hastalığa neden olan damarla değiştirilir. Yapay damarlar çeşitli komplikasyonlara neden olduğu için mümkün olduğu kadar vücuda ait damarlar kullanılmaktadır.

Tıkanma, genişleme ve daralma olarak kendisini gösteren damar hastalıkları kimi durumlarda erken belirti göstermediği ve belirtileri çoğunlukla başka hastalıklar karıştırıldığı için teşhis edilme sürecinde gecikmelere sahip olan rahatsızlıklardır. Ölüm, inme gibi çok ciddi sonuçlarla neticelenebileceği için en ufak şüphede tereddüt edilemeden muayene olunması sağlanmalıdır.

Damar sertleşmesi sonucu meydan gelen genişlemelerde kullanılan yöntemlerden birisi genişleme bulunan bölgeye cerrahi müdahale ile yapay damar yerleştirilmesidir. Sıklıkla kullanılan bir diğer müdahale tarzı ise anjiyo olarak adlandırılmaktadır. Anjiyo tedavisinde genişleyen damara ya stent takılarak genişleme durdurulmaya çalışılır ya da anevrizma embolizasyon adı verilen işlemle genişleme olan duvarın kanla irtibatını kesen çeşitli malzemeler kullanılarak damar duvarı koruma altına alınır.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları 1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu