Boyun Damar Hastalıkları, Belirtileri ve Tedavi Yolları

Boyun damar hastalıklarının neler olduğu, özellikleri ve belirtileri, nasıl teşhis edildikleri, ne tür belirtiler göstererek ortaya çıktıkları ve tedavi etme yollarının neler olduğu hakkında makale.

Boyun Damar Hastalıkları

Boyun bölgesinin her iki yanında bulunan boyun damarları vücudumuzun en önemli damar yapılarından birisidir. Karotis olarak adlandırılan boyun damarları beyne en yakın atardamarlardır. Özellikle beyne kan gitmesi konusunda üstlendiği görevle hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle boyun damarlarında meydana gelebilecek herhangi bir hastalığın ciddi sonuçları olabileceğinden dolayı boyun damar hastalıkları konusunda dikkatli olmak gerekir.

Toplumdaki en yaygın hastalıklardan ve ölüm sebeplerinden birisi olan damar tıkanıklığı karotis arterinde de  görülmektedir. Damarların içlerindeki plakların zamanla büyümesi sonucu damar tıkanıklığı meydana gelir. Kanın içerisinde bulunan kolesterol, yağ, atık besin maddelerinin yapışmasıyla daha da büyüyen plaklar kanın damar içerisinden geçişini tamamen durdurabileceği gibi, azaltabilir de. Karotisde meydana gelen herhangi bir hastalık karotiste kireçlenme, damar yırtılması gibi sonuçlar ortaya çıkartabilir; beyne giden kan akışını kestiği için ciddi nörolojik rahatsızlıklara ve inmeye neden olabilir. Bu rahatsızlıkların tespit yöntemi doppler ultrasonudur.

Boyun damarlarında ortaya çıkan hastalıklar şunlardır:

  1. Damar tıkanıklığı
  2. Damar sertleşmesi
  3. Damar yırtılması
  4. Damar kireçlenmesi
  5. Damar gerilmesi ve çekilmesi

Boyun Damar Hastalık Belirtileri

Karotiste meydana gelen plak kireçlenmesi sonucu damar tıkanıklığı oluşursa bu durum kendisini bazı belirtiler ile gösterir. Bu belirtiler:

  • Kollarda ve bacaklarda uyuşma
  • Baş dönmesi
  • Bilinç kaybı
  • Nörolojik semptomlar
  • Görme kaybı 

olarak ifade edilebilir. Bunun dışında boyun damarlarında gerilme veya kireçlenme de söz konusu olabilir. Özellikle bilgisayar ekranına bakmak gibi boynu sabit tutan işlerde çalışanlarda görülen bir durumdur. Hastalar damarlarının çekildiği veya gerildiği gibi bir hisse sahip olurlar. Kimi zaman ağrı da hissedilebilir.

Kireçlenme ise boyun damarlarında sertleşmeye neden olur. Bunun neticesinde:

  • Boyunda sürekli hissedilen ağrı
  • Boynu hareket ettirmede yaşanan güçlük

gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Tüm bu belirtiler beyne giden kanı taşıyan boyun damarlarında bir hastalık olduğu habercisi olmaları nedeniyle oldukça ciddiye alınmalıdır. 

Eğer bu belirtiler mevcutsa veya belirti olmasa bile önlem ve koruyucu yaklaşım olarak boyun damarları kontrol edilmek istenirse ultrason çekilmesi uygun bir teşhis yöntemidir. Boyun ultrasonu ile damarlardaki herhangi bir olumsuzluk rahatlıkla tespit edilebilmektedir. Eğer daha ileri boyutta, damarlar daha net kontrol edilmek istenirse renkli doppler ultrason da kullanılabilmektedir. Özellikle tıkalı damarları belirlemek, ne kadar tıkalı olduklarını tespit etmek açısından renkli doppler ultrason oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Yılda bir kez yapılacak olan doppler ultrasonu ile  beyne giden kandan sorumlu olan boyun damarlarının sağlığı açısından önemlidir. Doppler ultrasonu ile tespit edilen hastalıklar anjiyografi ile incelenerek tedavisinin hangi yöntemlerle yapılacağı belirlenmektedir.

Doppler ultrasonu tanı yöntemlerinde en yaygın kullanılan metottur. Bu sayede beyne giden damarlarda tıkanma, daralma olup olmadığı net bir şekilde tespit edilebilmektedir.

Boyun Damar Hastalık Tedavileri

Boyun damar hastalıkları tedavisi için farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedaviler doppler ultrasonu ile tespit edilen rahatsızlıkların derecesi belirlendikten sonra gerçekleştirilir. Özellikle beyne giden kan akışında bir problem varsa acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durum söz konusudur. Tedavide kullanılan yöntemler:

  • Cerrahi operasyon
  • Endovasküler tedavisi (stent)
  • İlaç tedavisi
  • Fizik terapi

tedavisi olarak sınıflanabilir. Hangi tedavinin uygulanacağı damar hastalığının belirtileri, derecesi ve hastanın durumuna göre belirlenmektedir.

İlaç tedavisinde kan inceltici ilaçlar yardımıyla karotiste meydana gelen tıkanıklık açılmaya çalışılır. Bu tedavi türü daha çok hastalığın ilk safhalarında ve fazla ilerlememiş tıkanıklıklarda kullanılmaktadır.

Cerrahi operasyon ise genellikle en son tercih olarak düşünülmekte, aşırı ilerlemiş ve hastanın ölüm riskinin olduğu durumlarda gerçekleştirilmektedir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bu tedavide tıkanılık olan karotis damarı kesilerek açılır ve içinde oluşan pıhtı temizlendikten sonra tekrar dikilir. Komplikasyonları çok ve iyileşme süreci uzun olduğu için en son tercih edilen bir yöntemdir.

Endovasküler stent uygulamasında ise cerrahi operasyon yapmadan yine genel anestezi altında tıkanıklık olan damara kateter yardımıyla girilir ve damara stent adı verilen bir madde yerleştirilir. Çok ince metalden üretilen stent damar çeperine tutunarak daralmanın olduğu bölgeyi genişletir ve kan akışını sağlar. Stentleme yöntemi özellikle son yıllarda sıkça tercih edilmektedir.

Fizik terapi yöntemi ise kireçlenme durumlarında kullanılan bir yöntemdir. Çeşitli uygulamalar ile kireçlenme azaltılmaya ve tedavi edilmeye çalışılır. Bu sayede boynu kullanmak ve ağrı hissinin deneyimlenmesi önlenmeye çalışılmaktadır.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları 1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu