Çölyak Arter Hastalıkları Hakkında Yeterli Bilgiler

Çöyak damarı aort damarının bir parçası olup; ince bağırsakların gerekli olan besin ve maddeleri gerekli miktarda alarak öğütülmesine yardımcı olmaktadır.

Çölyak Arter

Bağırsak sisteminde besinlerin emilmesine yardımcı olan villus diye adlandırılan yapılarda oluşan sorunlara bağlı olarak ince bağırsaklarda meydana gelen hasarlar nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Çölyak arter sindirim sistemini ilgilendirmektedir. Kısaca çölyak artere; bağırsağı besleyen damarların tıkanması sonucu, damarlardaki kan akımının kesilmesine bağlı olarak meydana gelen bağırsak problemleridir diyebiliriz.  Bu sağlık sorunu bağırsaklarda tahribatlar oluşmasına sebep olmaktadır. Mezenter olarak adlandırılan; hem bağırsaklarla karnın arka duvarı arasında birleşmeyi sağlayanhemde bağırsakların bir arada durup birbirine dolanmasını engelleyen yelpazeye benzeyen lenf düğümleri kalın bir zardan meydana gelmektedir. Aynı zamanda hastalıklara karşı savaşmakta vücudun en önemli yardımcılarından biri olmaktadır. Mezenter içinden sinirlere ve bağırsağa giden damarlar geçmektedir.  Midede bulunan dört majör bir iki de minor damar bulunmaktadır. Bu damarların hepsi birden turunkus çölyakus damarından çıkmaktadır.

Bağırsakları beslemekle yükümlü olan damarlar üçe ayrılmaktadır. Bu üç damar aynı zamanda aort damarının kolları olarak konumlanmaktadır. Bunlar:

  • Çölyak arter
  • Üst mezenter damarı
  • Alt mezenter damarı

Olmaktadır.  

Çölyak arterinde oluşan sorun aynı zamanda bağırsaklarda bulunan besinlerin emilim ve sindiriminin bozulmasına neden olmaktadır.  Bu sebepten dolayı çölyak arter sorunu olan hastalar; bilhassa arpa, yulaf, buğday, çavdar gibi besinlerde bulunan gluten karşısında hassasiyet oluştururlar.  Çölyak damarlarında sorunları olan kişiler glutenli gıdalar aldıklarında ince bağırsaklarında immünolojik reaksiyonlara maruz kalırlar. Bağırsak hücrelerinde iltihaplar ve buna bağlı olarak bir takım harsalar ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu hasarlara bağlı olarak ince bağırsaklarda alınan besinlerin emilimi ve dolayısıyla sindirimi bozulur. Çölyak arterlerindeki hastalık vücutta bir takım maddelerin eksikliği karşısında, vücudun direncinin bozulmasına bağlı olarak kendini göstermektedir.

Çölyak Damar Rahatsızlıkları ve Belirtileri

Çölyak arter hastalıklarında; belirtiler ortaya çıkıp hastada şikayetler oluştuğunda tam olarak teşhisin konulabilmesi bir takım tetkik ve tahlillere ihtiyaç duyulur. Bunlardan bazıları; bilgisayarlı tomografi, karın grafisi, mezenter anjiyografisi, doppler ultrason, kan ve dışkı testleri olmaktadır.

Bunun yanında çölyak damarının sıkışması da önemli bir sağlık sorunu olmaktadır. Genel olarak ilerleyen yaşlarda ve bilhassa kadınlarda görülen bu sağlık problemi yemek yedikten sonra şiddetli ağrı ile ortaya çıkar. Hasta bu yüzden yemek yemekten kaçınır. Buna bağlı hastada kilo kaybı meydana gelir. Oluşan bu şiddetli ağrı karnın üstüne yatınca veya bacakları yüze doğru çekince azalabilmektedir.  Damarların sıkışması ile ilgili yaşanan sorunlarda tek çözüm cerrahi müdahale olmaktadır.

  • Karın çevresinde veya bağırsaklar ve organların da çevrelendiği geniş karın bölgesinde aniden meydana gelen ve bir iki saat içerisinde gittikçe artan oldukça şiddetli bir ağrı çölyak arter hastalıklarının en yaygın ve en bilinen belirtileri arasında bulunmaktadır.
  • Yaşanan bu sağlık sorunu sırasında midede bulantı ve paralelinde kusma meydana gelebilir.
  • Yüksek ateş
  • İshal
  • Kanlı dışkı
  • Yemekten sonra oluşan ağrı
  • Ekspirasyon anında ağrı oluşumu
  • Karında başlayan ağrı zaman ilerledikçe karın bölgesini komple kaplar ve büyün çevresine yayılır.

Tedavisi

Genel olarak çölyak arter hastalıkları arasında en sık rastlanılan; çölyak arterinde meydana gelen daralma veya tıkanıklık olmaktadır.

Tedavide ilk amaç tıkanmış olan veya daralmış olan damarın açılarak; ihtiyacı olan kanı ve besinleri alamayan bağırsaklara; gereksinimleri kadar kanın iletilmesini sağlamaktır.  Eğer damar tıkanıklığı olan hastada mezenter iskemi belirtiler de bulunuyorsa; yapılacak tedavide ilk olarak uygulanacak yöntem anjiyografidir. Bilhassa anjiyografi; damar sorunu olan hastalarda olduğu kadar, karın ağrısı olan hastalarda; sorunun saptanması için oldukça gerekli bir inceleme yöntemidir.

Tedaviye başlamadan önce gerekli olan bütün bulguların araştırılması ve hastalığın tam olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla hastaya bir takım testler uygulanır.  Bunlardan bazıları; bilgisayarlı tomografi, karın grafisi, mezenter anjiyografisi, doppler ultrason, kan ve dışkı testleri olmaktadır. Ayrıca hastanın şikayetleri doğrultusunda bağırsaklarının rezeksiyon sınırları ve değerleri de araştırılabilmektedir.

Çölyak Arteri

Gerekli olan tetkik ve tahliller alındıktan ve kesin olarak teşhis konulduktan sonra tedaviye damarları genişleten ilaçlarla başlanılır. Fakat genellikle ilerleyen dönemlerde damarları genişleten ilaçlar pek işe yaramamaktadır. Bu durumda tek alternatif cerrahi müdahaleler olmaktadır. Cerrahi müdahale sonrası hasta genel olarak rahatlar. Kan akımı istenen seviyede istenilen organlara ulaşmaya başlar. Tedavinin burada en önemli aşaması hastanın gelişimini kontrol etmek ve daralmanın nedenini saptayarak tekrarlamasına engel olacak tedbirler almaktır. Bu amaçla hastaya kanın akışkanlığını sağlayan ve pıhtılaşmasını engelleyecek ilaçlar bir süre devam ettirilir. Eğer hastanın ince bağırsağı onarılamayacak derecede tahribat görmüşse, hasarlı veya sorunlu damar kesilerek çıkarılır. Herhangi bir eke gerek olmadan, geride kalan damarlar birleştirilir.

Çölyak Arterinin Dalları

Çölyak damarı mideden çıkan üç büyük damardan biri olmaktadır. İnce bağırsakların beslenmesine ve besinlerin emilerek dağılmasına yardımcı olmaktadır.

Vücut mekanizmasının işleyişinde önemli bir rol oynayan çölyak arterleri mideden sonra üç bölüme ayrılmaktadır. Bunlar:

  • Splenika
  • Gastrica Sinistra
  • Hepitica


1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu