Sakküler Anevrizma Rahatsızlığının Risk Faktörleri ve Tedavisi

Sakküler anevrizma olarak tanımlanan damar sorununda kesecik şeklinde oluşmuş bir bölüm görünür. Damar yapısının dışına taşan bir oluşumdur.

Sakküler Anevrizma tanımını kalp, beyin ve birçok bölge için kullanmak mümkündür. Diğer anevrizma türleri ile kıyaslandığında da sık sık görüldüğü aşikâr.

Sakküler Anevrizma Tanımı

Sakküler Anevrizma Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Sakküler anevrizma nedir diye merak edenler için temel anlamda anevrizma türlerini belirtmek gerekiyor. Çünkü anevrizma yapısına bağlı olarak Aort veya diğer atardamarlar üzerinde yaşanan genişlemeler ve torbalanmalar bu kavram altında toplanmıştır. Anevrizma genişleme anlamında kullanıldığı gibi farklı söz öbekleriyle tıp literatüründe yer edindiğini görebilirsiniz.

Diğerleriyle kıyasladığımızda şöyle bir tablodan söz etmek mümkün oluyor.

   
Sakküler Anevrizma Mevcut atardamardan bağımsız gelişen bir kesecik.
Fuziform Anevrizma Atardamarın belirli bir kısmının genişlemesi
Kanamış Anevrizma Çoğunlukla sakküler anevrizmanın patlayarak kanamış hali.

Bu noktada görsel olarak damar üzerinde baloncuk veya kesecik şeklinde görebileceğiniz bağımsız bir şişkinlik olarak tanımlamak doğru olacaktır. Beyin veya aort gibi önemli noktalarda oluşabileceği için risk faktörlerinin doğru tespit edilmesi önem taşımaktadır. Aynı zamanda damardan bağımsız bir bölüm oluşturabildiği gibi bu genişlemenin kanama ihtimali ile ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Eğer beyin anevrizmaları arasında sakküler bir tanı mevcutsa mutlak suretle kısa vadelerle kontrol altına alınmalıdır. Tabi ki burada aort tabanlı anevrizma vakalarını aynı ciddiyetle takip etmek gerekir.

Sakküler Anevrizma Riskleri

Sakküler anevrizma risk noktasında belirli kıstaslara göre değerlendirilebilir. En önemlisi boyutu olmasına rağmen ne kadar zamandır gelişim gösterdiğini tespit etmek önem kazanmaktadır. Örneğin Sakküler anevrizma belirtileri arasında çok net kıstaslar görülmez. Hatta bu tip hastaların çoğunluğunda farklı rahatsızlıkların tespiti için girilen görüntüleme sistemleri etkili olur.

Sakküler anevrizma nasıl anlaşılır gibi bir soru kalıbına karşılık farklı görüntüleme birimlerinden faydalanılabileceğini belirtmek gerek. Burada beyin bölgesinden şüpheleniliyorsa tabi ki beyin anjiyografisi doğru tercih olacaktır. Ancak çoğunlukla bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntülemesi gerekecektir.

Diğer alternatifleriyle kıyaslandığında en büyük riski ise tekrar görülme ihtimalidir. Vakaların büyük çoğunluğunda kontrol altında tutulmayan ve belirli süreçlerde tekrardan tetkik edilmeyen durumlarda yeniden teşhis edildiğiyle karşılaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda Sakküler anevrizma tedavisi için uygun şartların belirlenmiş olmasının veya teşhisinin ne denli zor olacağının ortaya çıkacağından emin olabilirsiniz. Birçok kişi için belirtilerin çok net olmamasından kaynaklanan bir gizli gelişim durumunun olacağını söylemeliyiz.

Belirtileri arasında en çok karşılaşılanlar şu şekilde sıralanabilir.

  • Uyuşmalar
  • Halsizlik ve Bitkinlik hissi
  • His kaybı
  • Işık hassasiyetleri
  • Görüş bozuklukları (Kısmi veya kalıcı bulanık görüş, çift görme)
  • Mide bulantısı ve buna bağlı kusma
  • Ense kısmında sertleşmeler

Bunların hiçbirisini yaşamadığı halde Sakküler anevrizma tanısı konulabilecek hastalar olduğundan söz etmemiz gerekiyor.

Sakküler Anevrizma Tedavisi

Sakküler anevrizma ameliyatı genel anestezi ile standart bir anevrizma operasyonu gibi yapılır. Özel bir uygulama seçeneği bulunmadığı gibi tedavi kıstaslarında tekrar etme faktörü göz önüne alınarak hareket edilir. Aslında tedaviden ziyade birçok hastada çok büyümemiş ve rahatsızlık vermeyen damar değişkenlerine rastlanır.

Çoğu hasta için bu durum geçerli olduğu için genel şikâyetin sürekli ve düzenli olarak kontrollerle bu durumun kontrol altında tutulması üzerine olduğunu söyleyebiliriz. Eğer başvurduğunuz doktorun tetkikleri sonucu vereceği karar kontrol olacak ise bir süre bu tetkiklere devam etme zorunluluğunuz vardır. Olası bir ani büyüme, sürekli gelişim ve Sakküler anevrizma çevresinde yayılma tespit edilirse direkt olarak cerrahi müdahale tercih edilebilir.

Tabi ki Sakküler anevrizma ameliyatı sonrası damar genişlemesinin tedavi edildiği bölgenin ciddi bir izlemeyle kontrolü sağlanmalıdır. Olası bir yeniden oluşma durumunda erken teşhisle önlenmesi mümkün olabilir. Aynı zamanda beyin gibi çok önemli noktalarda bulunduğunda riskli bölgeler için müdahale etmek o kadar kolay olmayacaktır. Haliyle doktorunuzun tercihi ile gelişim göstermeyen bir anevrizma izlemeye alınarak standartları dahilinde varlığını sürdürülebilir. Bu tip bir damar genişlemesinde risk oluşturacak bir durum tespit edilmediği takdirde cerrahi müdahale önerilmemektedir.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları 1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu