Tromboflebit Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Toplardamarların yapısındaki bozulmalar neticesinde ortaya çıkan tromboflebit, tekrar etme riski yüksek olan bir hastalık olduğundan kapsamlı bir tedaviye ihtiyaç duyar.

Tromboflebit 

Toplum arasında yaygın bilinen bir hastalık olmamasına karşın geniş bir tabana hitap eden tromboflebit; genellikle bacak bölgesindeki toplardamarları etki altına alan ve bunun neticesinde vücut sistemlerinin işleyişini bozan hastalık olarak tarif edilebilir.

 Hastalığın semptomlarını belirgin bir şekilde ortaya koymaması erken tanının, diğer bir ifadeyle; tedavinin önündeki en büyük engeldir. Buna ek olarak; tromboflebit, DVT yani Derin Ven Trambozu ile karıştırılmamalıdır. Ortak yönleri çok olan bu iki hastalığın temel olarak ayrıldığı nokta; trombofleit toplardamarlarda birçok faktörün etkisi altında iltihaplanmaya sebep olurken, DVT’ de herhangi bir iltihaplanma görülmesi söz konusu değildir.

Tromboflebit, her ne kadar hastalık bacaklarda sık görülse de kollarda ya da vücudun birçok değişik bölgesinde meydana gelebilir. 

Hastalıkla ilgili bilinmesi gereken noktalardan bir tanesi de; başarılı bir tedavi süreci sonunda ortadan kaldırılsa dahi tekrarlama riskinin yüksek olduğudur. Dolayısıyla, tromboflebit hastalığından kurtulanların hekim kontrollerini aksatmaması ve hekimlerin tedavi sonrası tavsiyelerine harfliyen uymaları gerekir. 

Tüm bunlara ek olarak; “tromboflebit nedir?” sorusunun yanıtı noktasında hastalığın tedavi edilmediği takdirde hastanın fiziksel hareketlerini büyük ölçüde kısıtlayıcı etkiye sahip olduğunu belirtmek gerekir. 

Tromboflebit Belirtileri

Hastalığın meydana geldiği bölgeye bağlı olarak semptomların değişkenlik göstermediği bilinmelidir. Bu nedenle; bireyin tromboflebit belirtileriyle ilgili yetkin ölçülerde bilgiye sahip olması hastalığın erken tanısını kolaylaştırabilir.

 Hastalığın belirtileri;

  • Yüzey bölgesine yakın toplardamarlarda meydana gelen iltihaplanmanın ciltte pembemsi bir renk değişimine ve kızarıklığa sebep olması.
  • Problemin oluştuğu bölgede hafif de olsa ağrı ve sancıların oluşması.
  • Diğer bölgeler ile kıyaslandığında sorunun olduğu bölgenin az da olsa yüksek sıcaklığa sahip olması.
  • Damarın sertleşerek cilt altında belirgin hale gelmesi ve bu durumun hasta tarafından hissedilmesi.

Görüldüğü üzere hastalığın belirtileri oldukça kısıtlı olup, dikkat düzeyi yüksek seviyede hastalar tarafından tespit edilmeye müsaittir. Hastalığın tedavi edilmesinin ilk adımının teşhis olduğu dikkate alınırsa, semptomların dar bir alanda toplanması ve fark edilmesi zorluğu hasta açısından birçok problemi de beraberinde getirecektir.

Tromboflebit Nedenleri

Hastalığın belirtilerinin tedaviyi zorlaştırmasına kıyasla nedenlerinin tedaviyi kolaylaştırıcı bir etki yaptığını söylemek doğru olacaktır. Bunun sebebi ise; hastalığı oluşturan faktörlerin belirli çerçeveler ile sınırlanmış olmasıdır. 

Hastalığın nedenlerini listelemek istersek;

  • Darbe kaynaklı travmalara bağlı olarak damarların fiziksel açıdan yıpranması.
  • Çeşitli nedenlerden ötürü kas-iskelet sisteminin uzun süre hareketsiz kalması.
  • Genetik ya da çevresel faktörler sebebiyle ortaya çıkan pıhtılaşma problemleri.
  • Parmaklarda ya da tırnaklarda bulunan enfeksiyonlar.
  • Varis hastalığının damar yapısı üzerindeki olumsuz etkileri.

Tromboflebitin damar kaynaklı bir hastalık olduğunu göz önünde bulundurulursa, damarların yıpranmasını ve yapısını bozacak etkenlerin varlığının hastalık üzerinde doğrudan etki sahibi olacağını görmek mümkün olacaktır.

Dolayısıyla, belirtilen temel faktörlere ek olarak damar sağlığını olumsuz etkileyen tüm etkenlerin hastalığın nedenleri kapsamına dahil edilebileceğini belirtmek gerekir.

 Hastalığın genellikle tekrarladığı dikkate alınırsa; tromboflebite neden olan etkenin varlığının doğru bir şekilde tespit edilmesi ve daha sonra bu etkeni tamamıyla ortadan kaldırmanın gerekliliği daha net anlaşılır.

Tromboflebit Tedavisi

 Hastalığın tedavisi noktasında kullanıbilecek yöntemlere geçmeden evvel tromboflebitin kendiliğiden ortadan kalkma ihtimalinin olduğunu belirtmek gerekir. 

Hastalık kendiliğinden ortadan kalkmıyor ise; düşük dozajlarda antibiyotik ya da iltihap dökücü ilaç kullanımı tercih edilebilir. Ağrıların rahatlatılması noktasında bitkisel yöntemler kullanılabileceği gibi birer saatlik periyotlarda 15-20 dakika şeklinde problemin kaynağı olan bölgeye soğuk su uygulanabilir. Burada unutulamaması gereken; soğuk suyun buz olmaması yani olağan dışı düşük sıcaklıkların hasarlı bölgeye uygulanmaması gerektiğidir.

Cerrahi müdahale de tedavi seçeneklerinden birisi olmakla birlikte kısıtlı bir kullanım alanına sahiptir. Hastalık ilerlemiş ve bireye ciddi manalarda zorluklar çıkartmaya başlamış ise cerrahi müdahale düşünülebilir. Diğer bir ifadeyle; hastalığın temel nedeni varis ise tedavi tekniği olarak genellikle ameliyat tercih edilir.

 Temel olarak uygulanan tedavilere ek olarak; hastanın kas-iskelet sistemini yeterli düzeyde hareket ettirmesi, vücuttaki sıvı kaybını önlemek adına bol miktarda sutüketmesi ve fazla kiloları var ise vakit kaybetmeden kurtulması tedavinin başarıya ulaşması ve hastalığın nüks etmesi üzerinde doğrudan etki sahibi olacaktır.

Tedavi tekniklerine genel ifadelerle değindikten sonra toparlamak gerekirse; hastalığı doğuran nedene, hastalığın etki derecelerine ve hastanın bu durumdan ne denli etkilendiğine bağlı olarak uygun tedavi seçeneği belirlenir. Hiç şüphesiz tedavi seçeneğinin belirlenmesinde uzman hekimin öngörülerinin de önemli payı vardır.

 



1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu