Varis Köpük Tedavisinin Oluşturduğu Yan Etkiler

Varis tedavisinde mucizeler yaratan varis köpük tedavisi başlarda skleroterapi olarak uygulanmaya başlamıştır. Sonra damara verilen ilaca hava katılıp, köpürtülerek verilip köpük tedavisi adını almıştır.

Varis Köpük Tedavisi

Varis adı veren damar sorunlarının tedavisinde; günümüzde oldukça popüler olan köpük tedavisinin başarı oranı oldukça yüksektir. Ayakta veya vücudun farklı bölümlerinde oluşan, estetik açıdan pek çok kişinin kabusu olan varislerin ağrısız ve konforlu tedavisi olarak bilinen ve tercih nedeni olan köpük tedavisinin çok fazla avantajı olmasına rağmen nadir de olsa yan etkileri ve zararları bulunmaktadır.

Pek çok tedavi yöntemlerinde yan etkiler mutlaka kendini göstermektedir. Varis damarları için yapılan köpük tedavisi uygulamasında da bir takım yan etkiler bulunmaktadır. Bu tedavide oluşabilecek yan etkiler; uygulamayı yapan doktorun bilgi ve tecrübesine dayalı olarak minimuma inmektedir. Bu nedenle; varis köpük tedavisi uygulamasını tercih eden hastaların, doktor seçimine bilhassa dikkat etmeleri önemli bir ayrıntıdır.

Varis Köpük Tedavisi

Varis köpük tedavinin amacı; genişleyerek varis oluşumuna neden olan damarın içine sklerozan ismi verilen özel bir solüsyon veya köpük enjekte ederek; sorunlu olan damarlarım büzülerek yok olmasını sağlamaktır. Sklerozan ismi verilen bu ilaç enjekte edildiği sorunlu olan damarda tahribat yaratarak, iyi bir biçimde tahriş eder. Bu nedenle işlevini yitiren bu damar büzülür ve iki ay gibi bir süre içinde tamamen yok olur.

Köpük Tedavisinin Yan Etkileri

Son zamanlarda oldukça popüler olan; varisli damarları bulunan hastalar için uygulana köpük tedavisinin, hasta üzerinde bir takım yan etkileri bulunmaktadır. Son yıllarda oldukça popüler bir yöntem olan köpükle tedavi başlarda skleroterapi uygulaması olarak gündeme gelmiştir. Daha sonra verilen ilaca dörtte bir oranında hava katılıp; ilaç köpürtülerek varisli damara enjekte edildiğinden müdahale köpüklü varis tedavisi ismini almıştır. Bu yan etkilere veya müdahale sonrası oluşacak komplikasyonlara şu örnekleri verebiliriz:

  • Damara enjekte edilerek damarda tahribat yaratmakla görevli olan köpük denilen sklerozanın damardan taşması veya damar dışına enjekte edilmesi. Sklerozan adı verilen solüsyonun damar dışındaki bölgeye nüfus etmesi halinde cilt üzerinde tahribat meydana gelir ve yaralar oluşur.
  • Sklerozan hastanın damarına verildiğinde ciltte bölgesel lekeler meydana gelebilir. Bu lekelerin oluşması halinde, düzelmesi hastanın bünyesine bağlı olarak sekiz ay gibi süreyi alabilmektedir.
  • Varis köpük tedavisinde kullanılan sklerozan ismi verilen ilacın damara girmesiyle birlikte damarda yarattığı tahriş sonucu hasta ağrı çekebilmektedir. Bir iki hafta düzelecek olan bu ağrının tedavisi için; ağrılı bölüme soğuk kompres uygulanması yeterli olacaktır.
  • Yapılan köpük tedavisi sırasında iğne yerine bağlı olarak hastanın cildinde morluk meydana gelebilmektedir. Daha sonra her hangi bir iz bırakmayan bu morluk bir veya iki hafta içinde tamamen kendine gelir ve düzelir.
  • Yapılan köpük tedavisinde sklerozanun verildiği yerde şişlik oluşabilmektedir.
  • Bu güne kadar henüz dünya çapında rastlanmasa bile her zaman kan pıhtılaşması riski bulunmaktadır.
  • Kılcal damarların bir süre sonra tekrar nüfus etmesi riski her zaman mevcuttur.
  • Bazı hastalarda yapılan müdahaleden sonra, göğüs kısmında ağrılar meydana gelebilmektedir.
  • Flebit oluşumu
  • Bazı durumlarda varis damarları için köpük tedavisi yaptıran hastalarda öksürük, görme sorunları ve baş ağrılarına rastlanabilmekte. Bu sorunlar geçici olup iki saat içinde tamamen kesilir.
  • Çok nadir durumlarda varisli damara köpürtülerek verilen hava damarlar vasıtasıyla beyne giderek felç oluşturabilmektedir.
  • Toplardamar tıkanmasının oluşabilme ihtimali

Riskleri

Dünya çapında tercih edilen ve varislerin tedavisinde olumlu başarılar elde edilmektedir. Bu müdahale sırasında ve sonrasında rastlanılan önemli bir sorunla, bu güne kadar karşılaşılmamıştır. Bilhassa konusunda uzman, tecrübeli bir doktor tarafından uygulandığı takdirde risk minimum olmaktadır.

Riskleri çok fazla olmamasına karşılık bu tedavi bebek bekleyen bayanlarda önerilmez. Aynı zamanda bu yöntemle kılcal damarlara yapılan müdahale hemofili hastalarında kullanılmamaktadır. 

Varis tedavisinde ameliyatsız bir yöntem olan bu uygulama ilk olarak skleroterapi yöntemi ile ortaya çıkmıştır. Senelerce uygulanan bu yöntem geliştirilerek foam terapi yani diğer ismiyle köpük tedavisine dönüştürülmüştür.

Varis tedavisinde gösterdiği olumlu performans sayesinde, günümüzde oldukça yaygın ve tercih edilen bir müdahale olan varis damarları köpük tedavisi pek çok sağlık merkezlerinde uygulanmaktadır. Köpük tedavisi de skleroterapi tedavisi gibi sorunlu damarın içine; damarları ortadan kaldıran bir maddenin verilmesi şeklinde olmaktadır. İkisi arasındaki tek farksa; köpük tedavisinde damara verilen sklerozan maddesinin içine dörtte bir oranında hava verilerek köpürtülerek encekte edilmesidir. Bu yöntemle ameliyat edilecek ve edilemeyecek bütün hastaların varis problemleri çözülmektedir.

Bazı durumlarda alerjilere neden olsa da sklerozan maddesi; vücutta yerleşmez. Bu ilaç böbrekler vasıtasıyla vücuttan dışarı atılır. Bu ilaç yalnızca encekte edildiği bölgeye etki etmektedir. Bunun dışında herhangi bir organa veya dokuya zarar vermemekte, genetik bozukluklara neden olmamaktadır.



1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 4,00 out of 5)
Loading...

© 2017-2019 – Kan damarları ve Hastalıkları

Bu sitedeki tüm makaleler tamamen bilgilendirme amaçlıdır! Anlatılan tedavi yöntemleri, ilaç isimleri ve beslenme önerileri doktor ve diyetisyen kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. İletişim ve Reklam Formu